ForumHavuzu  


Ana Sayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   ForumHavuzu > Haber Kaynakları > Haberler
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 05.07.08, 22:26   #1
Cenk2552
Admin
 
Cenk2552 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Üye No: 4
Nerden: Türkiye
Mesajlar: 458
Puan Grafiği
Saygınlık Puanı : 875
Saygınlık Seviyesi : Cenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to behold
Standart Ergenekon Vadisi

İsimleri Susurluk'tan Danıştay baskını ve 301 eylemlerine kadar hep birlikte geçen kişilerin ilişkisi incelendiğinde Ergenekon'un iyi bir fotoğrafı çıkıyor

25/01/2008 (36182 kişi okudu)

RADİKAL -

Glock tabancalarla suikast bombalarla darbe ortamı
Ergenekon soruşturmasında basına yansıyan iddialara göre örgüt Kürt kökenli işadamları, siyasiler, üst düzey bürokratlar ve ünlü isimlere suikast düzenleyecek, bombalı eylemler yapacaktı. Oluşacak kaos ortamı darbeye zemin hazırlayacaktı

İSTANBUL - Ulusalcı cephenin tanınmış isimleri gözaltında tutulurken, yayın yasağı olmasına karşın gazeteler, kimi unsurları birbiriyle çelişse de çeşitli iddialar ortaya attı. İddialara göre, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'u öldürmek için çete için Glock bir tabanca ve 2 milyon YTL aranıyordu. Çete ünlü isimlere suikastlar yaparak Türkiye'yi darbe ortamına sürüklemek istiyordu. Darbenin planlanan tarihiyse 2009'du. Ankara'da Sıhhıye Otoparkı'nda bulunan 700 kiloluk patlayıcı dolu minibüs çeteye aitti. Çete panik yaratmak için üç bombalı minibüsün İstanbul'da dolaştığı iddialarını yaymıştı. Henüz doğrulanmamış bu iddialar, çetenin ne kadar derin olduğunu gösteriyor.


Pamuk ve 2 milyon YTL
Hürriyet gazetesi, polisin teknik takibine göre örgütün Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'a suikast için 2 milyon YTL'lik kaynak aradığını yazdı. Milliyet gazetesi benzer iddialarda bulunurken Hürriyet'ten farklı olarak çetenin Glock marka silah ve tetikçiyi bulduğunu, tetikçiye verilecek 2 milyon YTL'yi de temin ettiklerini yazdı.


Darbe hazırlığı
Yenişafak gazetesi, çetenin darbe hazırlıkları yaptığını öne sürdü ve önemli iddialar haberleştirildi: "Örgüt, bombalı eylemler ve suikastlarla ülkeyi kaosa sürükleyerek askeri darbe için ortam hazırlamayı planlıyordu. Örgütün, Kürt kökenli işadamları, siyasiler, üst düzey bürokratlar ve ünlü isimlere suikast düzenleyeceği, bombalı eylemlerle kaos ortamı yaratarak 2009'da askeri darbeye zemin hazırlamayı planladığı belirlendi. Ankara'da bir otoparkta ele geçirilen 700 kilo TNT yüklü minibüsün de Ergenekon çetesi tarafından suikastlar için hazırlandığı anlaşıldı. İstanbul'da geçtiğimiz hafta polisi alarma geçiren üç bomba yüklü araç ihbarı ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın güzergahında bombalı araç bulunduğu iddiaları da örgüt işiydi. Muzaffer Tekin, patlayıcılarla ilgili olarak sayfalar dolusu bilgi verdi ve diğer zanlılarla olan ilişkilerini tek tek anlattı."


Suçu PKK'ya attılar
Sabah gazetesinde "Gözdağı vermek için Sıhhiye'de çokkatlı otoparka 'patlayıcı madde yüklü' araç bırakıldı, endişeyi körükleyen 'Üç bomba yüklü minibüs dolaşıyor' dedikodusu yayıldı, Diyarbakır'da kendi adamları Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi Başkanı'na silahlı saldırı düzenleyip PKK saldırdı dediler. Gözaltına alınan bir kişinin otomobilindeki belgelerde şifreler yer aldı. Örgüt hedefteki kişileri, 'tavşan', tetikçileri ise 'çiftçi' olarak şifrelemiş. Bu kişinin üzerinde yedi kroki çıktı" denildi.


Yeni suikast iddiası
Gazetelerdeki bir diğer iddiaya göre Fethullah Gülen'e yakın emekli bir albay hedefteydi. Pendik'te 10 Ocak 2007 günü ruhsatsız tabanca ve 81 mermi ile yakalanarak gözaltına alınan Kuvayi Milliye Derneği Başkan Yardımcısı Murat Çağlar'ın, Gülen cemaati ile ilişkisi olduğunu düşündükleri emekli bir albayı öldürmek istediği iddia edildi.


Hablemitoğlu bağlantısı
Bir iddiaysa 19 Aralık 2002'de öldürülen ve faili meçhul kalan doçent Necip Hablemitoğlu'yla ilgiliydi. İddiaya göre İbrahim Çiftçi isimli bir kişi savcılığa giderek Necip Hablemitoğlu cinayetini işlediğini belirtti. Ancak savcılık Çiftçi'yi inandırıcı bulmadı. İzmir Alsancak semtinde kafe işleten İbrahim Çiftçi'nin işyerine 2006 Ekim ayında iki el bombası atıldı ve Çiftçi öldü. Çiftçi'nin cenazesine Susurluk sanıklarından Sami Hoştan, Yaşar Aktürk ve Necdet Ulucan gibi isimler katıldı.



--------------------------------------------------------------------------------


Susurluk'tan Ümraniye'ye Ergenekon terör örgütü


Polisin 'Ergenekon terör örgütü' olarak kayıt altına aldığı oluşumdaki isimler Susurluk'tan Danıştay saldırısına, Hrant Dink'in öldürülmesinden 301'den yargılanan kimi yazarların tehdit edilmesine kadar birçok olayda boy gösterdi

'Vatansever', 'ulusal', 'milli' gibi adlarla örgütlenen irili ufaklı birçok yapının bileşimi olan Ergenekon'un son operasyonla büyük yara aldığı düşünülüyor. Ancak ortaya çıkan ilişkiler yumağına karşın eksiklik olduğuna inananlar da var

Muzaffer Tekin
1984'te ordudan atılma eski bir yüzbaşı. Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan ile saldırı öncesinde 15 kez telefonla görüştüğü saptandı. Danıştay baskınından sonra kaçarak emekli astsubay Mahmut Öztürk'ün evinde saklandı. İntihara teşebbüs etti. JİTEM'in kurucularından Ahmet Cem Ersever, TSK'dan şeref madalyası sahibi olan Tekin'in sınıf arkadaşı. Susurluk hükümlüsü Korkut Eken ile görüşüyor. TİT kurucusu Semih Günaltay'ın yanı sıra, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği ve Türk Mukavemet Teşkilatı ile bağları olduğu biliniyor. Susurluk'un önde gelen isimlerinden İbrahim Şahin ve Veli Küçük'le çekilmiş fotoğrafları bulundu. Tekin'e yardım eden ve Kıbrıs'ta kumarhane çatışmasında ölen Musa Çakmak da Şahin'in eski koruması. Geçen haziran ayından beri tutuklu.

Veli Küçük
Emekli Tuğgeneral. Susurluk skandalına adı karışan en üst rütbeli komutandı. Abdullah Çatlı ve 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım ile ilişkisi saptandı.Küçük'ün adı milliyetçi 'Kızıl Elma' koalisyonunun organizasyonu ile tekrar duyuldu. Güneydoğu bölgesinde yüzlerce faili meçhul cinayetin faili olarak anılan JİTEM'in kurucusu. Danıştay Baskını sonrasında gözaltına alınıp bırakılan, ardından Ümraniye'de bir gecekonduda yakalanan bombalarla ilgili operasyon nedeniyle tutuklanan Muzaffer Tekin'le doğrudan ilişkisi var. Hrant Dink cinayetinden sonra Orhan Dink, Küçük'ün, kardeşini tehdit ettiğini ileri sürdü. Küçük, şu an ortaya çıkan veriler dikkate alınırsa Ergenekon'un en önemli ismi. Gözaltında.

Ergün Poyraz
Ulusalcı cephede yer alan yazar. Verdiği ifadeler, Fethullah Gülen ve Başbakan Tayyip Erdoğan hakkındaki soruşturmalarda etkili oldu. Oktay Yıldırım'la arkadaşlığı var. Geçen temmuzdan beri tutuklu.

Oktay Yıldırım
Ordudan malulen emekli edildi. Muzaffer Tekin'in çok yakın arkadaşı. 'Kuvvai Milliye' Derneği'nin İstanbul il başkanlığını yaptı. Cumhuriyet gazetesine bomba atılması ve Danıştay saldırısından dolayı tutuklu.

Ümit Oğuztan
Postmodern darbe olarak anılan 28 Şubat döneminde ünlü travesti Sisi
ile birlikte Ali Kalkancı'nın eşi Emire Kalkancı'yı televizyonlara çıkmaya ikna etmişti. Ümit Oğuztan'ın o günlerde yazdığı yazılarla postmodern darbe ortamının hazırlanmasında etkili olduğu iddia ediliyor.
Oğuztan şu an gözaltında.

Bekir Öztürk
[Linkleri görebilmek için üye olmaniz gerekmektedir. Hizli üye olmak için tiklayiniz!!] sitesideki yazılarla bir süre avukat Kemal Kerinçsiz'in sesi oldu. Kerinçsiz ile yollarını ayırıp aynı adla dernek kurdu. Genel başkanı olduğu derneğin İstanbul şubesinin başında Oktay Yıldırım vardı. Tutuklu.

Zekeriya Öztürk
Muzaffer Tekin Danıştay baskını nedeniyle aranırken yanındaydı. Tekin o günlerde emekli astsubay Mahmut Öztürk'ün villasında saklanmıştı. O dönem sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. Gözaltında.

Taner Ünal
VKGB'nin başkanı olan Taner Ünal'ın Muzaffer Tekin ile ilişkisi sabit. Danıştay baskını sonrasında gözaltına alındı ve serbest bırakıldı. Daha sonra Ümraniye bombalarıyla ilgili gözaltına alınarak tutuklandı.

Kemal Kerinçsiz
Bir grup ülkücü avukatla birlikte kurduğu Büyük Hukukçular Birliği Genel Başkanı olarak Elif Şafak, Orhan Pamuk, Perihan Mağden, Hrant Dink gibi isimler hakkında başlattığı kampanyalarla adını duyurdu. Geçen yıl yapılması planlanan Ermeni Konferansı'nın iptali için de dava açtı. Perihan Mağden hakkındaki davanın duruşmasına zanlılardan Zekeriya Öztürk'le birlikte geldi. Çok sayıda 'ulusalcı' eyleme Veli Küçük, Muzaffer Tekin gibi isimlerle birlikte katıldı. Muzaffer Tekin'in de avukatlığını yapıyordu. Gözaltında.

Fuat Turgut
Kemal Kerinçsiz gibi 'milliyetçi' suçluların avukatlığını yaptı. Adını Hrant Dink suikastinin azmettiricisi olduğu iddiasıyla yargılanan Yasin Hayal'in savunarak duyurdu. 'Yüksekova Çetesi'nin de avukatıydı. Gözaltında.

Sevgi Erenerol
Türk Ortodoks Patrikhanesi'nin basın sözcülüğü görevini yürütüyor. Avukat Kemal Kerinçsiz'le birlikte 301 davalarında, emekli tuğgeneral Veli Küçük'le birlikte de ulusalcı toplantılarda boy gösterdi. Gözaltında.

Fikri Karadağ
Muzaffer Tekin'in devre arkadaşı. Danıştay saldırısından sonra Vatansever Kuvvetler Güçbirliği'nden ayrıldı. Emekli Kurmay Albay olan Karadağ, Kuvvai Milliye Derneği'ni kurdu. 'Ölme-öldürme' yeminiyle tanındı. Gözaltında.

Hüseyin Görüm
Fikri Karadağ'ın kurduğu İstanbul merkezli Kuvayi Milliye derneğinin ikinci adamı. Örgüt elemanlarının nikâhlarını milli bir törene dönüştüren fotoğraflarla basına yansımıştı. Gözaltında.

Alparslan Arslan
Danıştay'a yönelik saldırının ve Cumhuriyet gazetesinin bombalanmasının asli faili. Avukatlık stajını Sedat Peker'in avukatının yanında yaptı. Muzaffer Tekin ve Veli Küçük ile ilişkisi tespit edildi. Arslan'ın aracında yapılan aramada, Ercan Cin adına düzenlenmiş VKGB kartviziti çıktı. Cin "Benim kartvizitim binlerce kişide var" dedi. Cumhuriyet gazetesinin bombalanmasını barmen Tekin Irşi ile birlikte yaptığı tespit edildi. Arslan'ın TİT'in kurucusu Günaltay ile de ilişkisi olduğu iddia edildi. Tutuklu.

Fikret Emek
Emekli Binbaşı Fikret Emek, Eskişehir'de yakalandı. Muzaffer Tekin tarafından ismi verildiği iddia edilen Emek'in Ankara'daki evi ile Eskişehir'deki iki ayrı adrese düzenlenen baskında polis bir cephaneliğe ulaştı. Tutuklu.

Semih Günaltay
Akın Birdal suikastı ve Türk İntikam Tugayı'nı kurmaktan hapse mahkûm oldu. Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan'la yaptığı telefon görüşmesi saptandı. Kitaplarını Türk Solu dergisi bastı. Serbest.

Sedat Peker
Kelebek operasyonunda tutuklandı. Drej Ali ile uzun yıllardır tanışıyor. Caner Yiğit'i Veli Küçük'e koruma olarak tahsis ettiği iddia ediliyor. Peker'in [Linkleri görebilmek için üye olmaniz gerekmektedir. Hizli üye olmak için tiklayiniz!!] adlı internet sitesinin açılışına Küçük de katılmıştı. Gözaltında.

Güler Kömürcü
Akşam Gazetesi yazarı. Elinde devlet sırrı niteliğindeki çok sayıda belge bulunduğu ortaya çıktı. Telefonu dinlemeye takılan Kömürcü'nün Sedat Peker ile son derece samimi olduğu belirlenmişti. Gözaltında.

Sami Hoştan
Drej Ali gibi Susurluk davasının tanınmış ismi. Davada dört yıl hapisle cezalandırıldı. Veli Küçük ile doğrudan ilişkisi olduğu öne sürülüyor. Ergenekon çetesine lojistik destek verdiği belirtiliyor. Gözaltında.

Ali Yasak
'Drej Ali' olarak biliniyor. Adı 2. MİT raporunda Tansu Çiller-Mehmet Ağar tarafından kurulan örgütle anıldı. Sedat Peker, Sami Hoştan'la çetenin yeraltı bağlantılarını sürdürdüğü üzerinde duruluyor. Gözaltında.
__________________



Herşey büyük bir planın, küçük parçalarıdır.Biz bu parçalara tesadüf, bütüne de kader deriz...Deneyim, farkında olmakla ilintilidir...Yaşamın temel ögesi ise sevgidir....



__________________________________________________ ________________Cenk2552
Cenk2552 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.07.08, 22:27   #2
Cenk2552
Admin
 
Cenk2552 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Üye No: 4
Nerden: Türkiye
Mesajlar: 458
Puan Grafiği
Saygınlık Puanı : 875
Saygınlık Seviyesi : Cenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to behold
Standart

- Ümraniye'de bulunan el bombalarıyla ilgili soruşturmada ortaya çıkan örgütlenme 'derin devlet' tartışmalarını tekrar gündeme getirdi. 'Ergenekon' olarak bilinen bu örgütlenmeyle ilgili birçok iddia bulunuyor. Asker içindeki bu örgütlenmenin sivil ayağını eski asker ve istihbaratçıların yönlendirdiği belirtiliyor. Soruşturma çerçevesinde asker kökenli Muzaffer Tekin, Oktay Yıldırım, Fikret Emek, Mahmut Öztürk gibi kişilerin tutuklanması, Veli Küçük, Fikri Karadağ, Zekeriye Öztürk ve Muhammet Yüce'nin gözaltına alınması operasyonun 'Ergenokan'a karşı yapıldığı savlarını güçlendiriyor. Baskınlarda ele geçirilen belgeler toplumdaki unsurları örgütlemek için beş sivil yöneticinin bulunduğunu gösteriyor.


Ülkücü kökenli kişiler
Ergenekon ile ilgili ilk ciddi araştırmayı Can Dündar ile Celal Kazdağlı, aynı adı taşıyan kitaplarında ortaya koydu. Kitapta Alparslan Türkeş, Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı, Korkut Eken'in yanı sıra birçok ülkücü kökenli kişinin mekanizmada yer aldığı iddia edildi. Ergenekon'la ilgili basında çıkan bazı bilgiler şöyle:
Ergenekon'daki kişilerin, Türkiye'deki mevcut rejimin gerçek hâmisi olduğuna yürekten inandığı belirtiliyor. 'İç düşmanları' pasifize etmek, hatta ortadan kaldırmak için yapmayacağı ve yapamayacağı hiçbir faaliyet olmadığı kaydediliyor. Oluşumdakiler Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmaya çalışanlarla savaştığına inanıyor. Suikastları kaçınılmaz görüyor. Entelektüellere önem veriyor. Medyayı, sivil toplum kuruluşlarını (STK) kullanmanın önemine vurgu yapıyor. Naylon terör grupları ile naylon şirketlerin kurulması gerektiğini düşünüyor. Taşeron mafya yapılanmaları örgütün içinde yer bulabiliyor. Ergenekon'un, kendi örgütüne bağlı holdingler, bankalar ve medya kuruluşları kurup ideolojiye uygun ekonomi ve politik dengeleri sağlayabilmesi öngörülüyor.


Dört komutanlık var
Örgütün başkana doğrudan bağlı olan dört daire komutanlığı ile iki sivil başkanlıktan oluştuğu iddia ediliyor. 'Lobi' adı verilen sivil unsurların örgütlenmesini sağlayan oluşumla ilişkileri bu iki sivil sağlıyor. Toplam altı ünitenin komutan ve başkanlarının bir asistanı, bir de bölüm uzmanından oluşan iki yardımcısı olması gerekiyor. Örgütteki yönetim şöyle: Ergenekon Başkanlığı, Daire Komutanlığı, Analiz ve Değerlendirme Dairesi Komutanlığı, Operasyon Dairesi Komutanlığı, Finansman Daire Başkanlığı (sivil), İçi Araştırma Dairesi Komutanlığı, Teori Tasarım ve Planlama Dairesi Başkanlığı (sivil).


Eski askerler ve istihbaratçılar
Eski ve emekli askerlerle istihbaratçılar örgütün bel kemiğini oluşturuyor. Örgütte gençlerden seçilmiş yeteneklerin yanında, profesyonellerden de yararlanılması öngörülüyor. Özellikle toplumun her kesiminden insanla temasta olan doktor, avukat ve psikologlar tercih ediliyor.


'Lobi'de beş sivil yönetici
İlk Ümraniye operasyonunda bulunan belgeler sivil unsurların mensup olduğu örgüt içi bir örgütten söz ediliyor. 'Lobi' adlı bu yapılanmayı örgütün üyeliğine atanmış beş sivil yönetici tarafından yönlendiriliyor. Beş sivil yönetici personelin Ergenekon'la temasını atanmış iki personel sağlıyor. Departman başkanları beş yönetici tarafından seçiliyor ve yönlendiriliyor. 'Lobi'nin kuruluş gerekçesiyse şöyle gösteriliyor:
"Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren 'Ergenekon'a bağlı olarak, 'sivil unsurların' örgütlenmesi zorunluluğu kaçınılmaz bir gerçektir. Bu gerçekten hareketle hazırlanan ve 'Lobi' adı verilen bu 'gizli örgütsel' çalışmanın amaçları doğrultusunda şimdiye değin faaliyet gösterilmemiş olması, bize göre büyük bir talihsizliktir. Ayrıca, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı sivil toplum örgütleri, önlerinde ilk kez bir sivil kontr hareketin direncini bulacaktır. Karşılaşacakları bu sivil direnç, etkinliklerini sıfır noktasına çekecektir. Yetişkin ve yetişmekte olan gençlik, özüne uygun platformlarda kendisini ifade edebilecektir. Lobinin faaliyetleri, siyasi otorite grupları ile dış kaynaklı, işbirlikçi, sözde sivil toplum örgütlerinin bölücü ve yıkıcı girişimlerini etkisiz kılacaktır. Lobi'nin kontra direnci ile karşılaşan siyasi otorite grupları, doğal olarak Kemalist sivil 'lobi' ile işbirliğine yönelme zorunluluğu duyacaklardır."


Kitlesel eylemleri yönlendirmek
'Lobi'nin faaliyetleriyle daha kolay ve sağlıklı istihbarat toplanabileceği ve değerlendirme yapılabileceği düşünülüyor. 'Lobi'nin bir başka amacıysa şöyle anlatılıyor: "İşlevini tamamlamış çeşitli işçi sendikalarının, sivil toplum örgütlerinden etkilenmeleri sağlanarak, mevcut sendikaların tepkisel ve kitlesel eylemlerinin, endirekt metotlarla yönlendirilmesi sağlanacak. Faaliyete geçirilmesi planlanan Lobi, ticari şirketler aracılığı ile ekonomik güç kazanmalı, kuracağı vakıfla da ekonomik gücünü artırma çalışmalarına yönelmeli."
'Lobi'nin organizasyon planı şöyle sıralanıyor: Merkez Araştırma-Bilgi Toplama, Analiz ve Değerlendirme Finans-Ticaret, Kültür- Bilim Teori-Senaryo İletişim- Propaganda Hukuk, Uluslararası İlişkiler.
__________________



Herşey büyük bir planın, küçük parçalarıdır.Biz bu parçalara tesadüf, bütüne de kader deriz...Deneyim, farkında olmakla ilintilidir...Yaşamın temel ögesi ise sevgidir....



__________________________________________________ ________________Cenk2552
Cenk2552 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.07.08, 22:28   #3
Cenk2552
Admin
 
Cenk2552 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Üye No: 4
Nerden: Türkiye
Mesajlar: 458
Puan Grafiği
Saygınlık Puanı : 875
Saygınlık Seviyesi : Cenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to behold
Standart

Bazı komutanların ve devlet içinde görevli kişilerin birbirleriyle yaptıkları görüşmelerde ve yazışmalarda Türkiye’yi sarsacak hangi bilgilere ulaşıldı?

Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombalar hakkında Makine Kimya Enstitüsü’nün hazırladığı raporda neler yazılı?

Dağlıca Baskını’nda Türk Milleti’nin kafasını karıştıran soru işaretlerini gün gün takip eden ve askerlerden komutanlara kadar çatışmaya katılan kişilerle görüşen Gazeteci Şamil Tayyar, bu yazışmaları ve çatışmanın olduğu bölgeye ait özel belgeleri ilk kez açıklıyor.

İlk kez yayınlanan belgelerle, OPERASYON-ERGENEKON çok konuşulacak!
İstihbarat birimleri arasındaki bu çatışma ve güç mücadelesi Çevik Bir zamanında en yüksek seviyeye çıkmıştı. Bir’in, Emniyet’in elindeki ağır silahları istemesi, Emniyet İstihbaratı’nın ve Emniyet’in güçlenmesinden duyduğu endişeyi ortaya koyuyordu. Mehmet Ağar bu isteğe çok sert bir cevap verdi. Bugün bu güç dengesi tamamen değişiyor.”

“Kuvvet komutanları Ak Parti’ye darbe yapmayı kararlaştırmışlardı. O gece İlker Başbuğ’u arayan Aytaç Yalman’ın kafasına takılan tek bir soru kalmıştı: Hilmi Özkök’ün hazırlattığı gizli ve özel rapor!”

“O gün, Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın kapısını çalan kişi MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’du. Atasagun, Yalman’ı iki konuda uyardı ve son sözünü söyledi. Aytaç Yalman, bu görüşmeden sonra oyunun dışına çıktı ve kuvvet komutanlarının planı alt üst oldu!”

“Ergenekon’un 1 Numara’sı, İstanbul Orduevi’nde otururken önündeki gazeteden Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın isminin üstünü çizdi ve yanına bir not yazdı: ‘Olmadı Yaşar, olmadı’. Sonrası malum, istihbarat servisleri Ergenekon Operasyonu için düğmeye bastılar.”

“Selçuk Üniversitesi’nden bir grup öğretim görevlisi ve öğrenci, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Davutpaşa Kampüsü’nde silah kullanma, bomba yapımı, sabotaj gibi eğitimlere tâbi tutuluyor. Bu kampüs eski Davutpaşa Kışlası’dır. Ergenekon, burayı eğitim alanı olarak kullanıyor.”

Dağlıca Baskını’nın perde arkasını araştıran ve kamuoyuna en doğru bilgileri veren Gazeteci Şamil Tayyar, Türkiye’yi sarsacak gizli belgeleri ilk kez bu kitapta yayınlıyor. Dağlıca Baskını’nda görevli ast subayın cebinden çıkan el çizimi mevzi planları, Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombalar hakkında Makine Kimya Enstitüsü tarafından hazırlanan tetkik raporları, Ergenekon üyelerinin kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmeleri, Başbakan R. T. Erdoğan’a emekli bir albay tarafından gönderilen gizli mektup ve kuvvet komutanlarının hazırladığı darbe planları…
__________________



Herşey büyük bir planın, küçük parçalarıdır.Biz bu parçalara tesadüf, bütüne de kader deriz...Deneyim, farkında olmakla ilintilidir...Yaşamın temel ögesi ise sevgidir....



__________________________________________________ ________________Cenk2552
Cenk2552 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.07.08, 22:29   #4
Cenk2552
Admin
 
Cenk2552 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Üye No: 4
Nerden: Türkiye
Mesajlar: 458
Puan Grafiği
Saygınlık Puanı : 875
Saygınlık Seviyesi : Cenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to behold
Standart

ERGENEKON NEDİR?
KONTRAGERİLLA VE NATO

NATO, soğuk savaş döneminde olası bir Rus istilasına karşılık üye ülkelerde gizli bir yapılanmaya gitti. Doğu blokunun yıkılmasının
ardından bir çok ülke bu örgütleri lağvetti. En son İtalya "Gladyo" ismi ile bilinen kontragerilla örgütüne son verdi.

ADI ERGENEKON MU?
Bu ülkeler içinde sadece Türkiye'deki yapılanmanın çözülemediği öne sürüldü.
Türkiye'deki örgütün isminin ise ERGENEKON olduğu iddia edildi. Ancak ismi bile kesin olarak bilinmiyor. Yıllarca "derin devlet", "kontragerilla"
gibi belirsiz isimlerle anıldı.

Ergenekon'a Kısaca Gladyo'nun (İtalya'da NATO'nun kurduğu kontrgerilla örgütünün ismi) Türkiye'deki adı diyebiliriz.

Mazisi 1980'lerin başında Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı, Mehmet Ali Ağca'ya kadar uzanan Abdullah Argun Çetin gibilerle Susurluk'tan sonra da devam eden istihbarat terör örgütü bir süredir uykudaydı. Sahibi, derin devletin üst adı olan Ergenekon'du.

Bu "devlet yanlısı çete" yapılanması Danıştay'a yönelik saldırı sonrasında yeniden gündeme geldi.

28 Şubat'tan sonra yeniden yapılandırılan Yeni Ergenekon, üç vurucu ayağıyla bir süredir düğmeye basmış görünüyor:


1. Ayak: Kafatasçı ülkücülerden oluşan birim. Emniyet, tek liderden talimat alan 11 ayrı grup tespit etmişti. Geçmişte hep istihbaratla dirsek temasında bulunmuş Alaaddin Çakıcı'dan boşalan sefirliğe Sedat Peker 2001 yılında tayin olmuştu. İlk işi yıllarca ideolojik karşıtı olan Doğu Perinçek ile sözde Kızılelma koalisyonu kurmaktı. Çoğu gerçek Ülkücüler karşı çıksa da emir büyük yerdendi. Koalisyon toplantısına emekli Orgeneral Muhittin Fisunoğlu, Ömer Hayyam Garipoğlu'nun danışmanı sıfatıyla katılmıştı.


2. Ayak: Ulusalcılık çatısı altında toplanan grup. Ulusalcı dergiler ve pek çok psikolojik savaş internet haber portalları ile birlikte bir süredir Türk-Kürt, Sünni- Alevi, laik-anti laik kamplaşması için medyatik provokasyonlar yürütüyor. Bugün yapılan operasyonun da daha çok Ergenekon'un bu ayağında görev alınanlara yapıldığı iddia ediliyor.


3. Ayak: İrtica için malzeme sağlayacak uyuyan diğer istihbarat terör örgütü İBDA- C ve sağ uçlardan oluşuyor. Aczimendilerden, Hizbullah'a kadar pek çok derin ortakları bilerek veya bilmeyerek vatanseverlik veya din elden gidiyor adı altında Yeni Ergenekon'a destek veriyor!
__________________



Herşey büyük bir planın, küçük parçalarıdır.Biz bu parçalara tesadüf, bütüne de kader deriz...Deneyim, farkında olmakla ilintilidir...Yaşamın temel ögesi ise sevgidir....



__________________________________________________ ________________Cenk2552
Cenk2552 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.07.08, 22:30   #5
Cenk2552
Admin
 
Cenk2552 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Üye No: 4
Nerden: Türkiye
Mesajlar: 458
Puan Grafiği
Saygınlık Puanı : 875
Saygınlık Seviyesi : Cenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to behold
Standart

İstanbul Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarıyla ilgili olarak yürütülen soruşturma kapsamında emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 33 kişi gözaltına alındı. 'Ergenekon' adı verilen operasyonda, dün sabaha karşı 6 ayrı ilde 24 farklı adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Küçük'ün yanı sıra avukat Kemal Kerinçsiz, Fuat Turgut, gazeteci Güler Kömürcü, Türk Ortodoks Patrikhanesi yöneticisi Sevgi Erenerol, Mersin'de silah üzerine "ölme-öldürme yemini" ettiren emekli Albay Fikri Karadağ ile Susurluk skandalının kilit isimlerinden Sami Hoştan, "Drej Ali" olarak bilinen Ali Yasak da gözaltına alındı.

Zanlıların ifadelerine başvurulurken Başbakan Tayyip Erdoğan, gözaltılarla ilgili bir soruya, "Devlet çalışıyor arkadaşlar" cevabını verdi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay ise "Gelişmeleri takip ediyoruz. Her şey savcılığın kontrolü altında" dedi. Ergenekon operasyonu ile ilgili ilk resmi açıklama İstanbul Valisi Muammer Güler'den geldi. Güler, operasyonun İstanbul'un dışındaki illeri de kapsadığını belirtirken savcı, gözaltıların Ümraniye soruşturmasıyla ilgili olduğunu açıkladı. Ümraniye'de geçtiğimiz yıl bir gecekonduya düzenlenen operasyonda 27 el bombası ele geçirilmişti. Burada bulunan bombaların Cumhuriyet Gazetesi'ne atılanlarla aynı olduğu ortaya çıkmıştı.

Soruşturma kapsamında emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve yazar Ergün Poyraz'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi tutuklanmıştı. İki ay süren takip sonunda elde edilen bilgi ve delillerin oluşturulmasının ardından önceki gece sabaha karşı operasyon için düğmeye basıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat, Terörle Mücadele ve Organize Suçlarla Mücadele şubelerinin ortak düzenlediği operasyonda İstanbul başta olmak üzere Adana, İzmir, Düzce ve Malatya'da yaklaşık 20'den fazla adrese sabah 05.00'ten itibaren baskın yapıldı, 33 kişi gözaltına alındı.

Gözaltıların artacağı bildirilirken Sevgi Erenerol ifadesine başvurulduktan sonra serbest bırakıldı. Dink suikastının azmettiricisi olduğu iddia edilen Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut ise gözaltına alındığı İzmir'den sorgulanmak üzere İstanbul'a getirildi. Gözaltına alınanlar, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sorgu için Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldü. Zanlıların sorgusu sürüyor.

Gözaltına alınanların adı, son yıllarda kamuoyunun gündemine gelen pek çok olaya karışmıştı. Kuvayı Milliye Derneği Başkanı Fikri Karadağ, Hüseyin Görüm, daha önce tutuklanan Muzaffer Tekin, Oktay Yıldırım ve Kuddusi Okkır'ın birlikte çekilmiş fotoğrafları ortaya çıkmıştı. Fikri Karadağ, Mersin'de dernek üyelerine silah üzerinde yemin ettirmesiyle gündeme gelmişti.

Derneğin '13 bin 500' kişilik 'hain' listesi oluşturduğu ortaya çıkmıştı. Emekli Tuğgeneral Velik Küçük'ün ise JİTEM'in kurucusu olduğu iddia ediliyor. Küçük ismi kamuoyunda ilk kez Susurluk kazasıyla duyulmuştu. Kazada ölen Abdullah Çatlı'nın son telefon görüşmelerinden birini Küçük'le yaptığı belirlenirken, Susurluk'un kilit isimlerinden Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın kullandığı cep telefonunun da Küçük adına kayıtlı olduğu tespit edilmişti.

Küçük, çağrıldığı TBMM Susurluk Komisyonu'na da ifade vermek için gitmemişti. Avukat Kemal Kerinçsiz ise Türklüğe hakareti düzenleyen 301. madde davalarıyla gündeme gelmişti. Kerinçsiz, Ümraniye'de ele geçirilen el bombaları ile ilgili yürütülen soruşturma çerçevesinde emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve yazar Ergün Poyraz'ın avukatlığını yapıyordu.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, TBMM'de gazetecilerin operasyona ilişkin sorusun cuvaplandırırken, "Gelişmeleri takip ediyoruz. Her şey savcılığın kontrolü altında devam ediyor. Konuyla ilgili İstanbul'da bir açıklama yapılacak." karşılığını verdi.

Operasyona Ergenekon isminin verilmesi ilginç. Ergenekon, soğuk savaş döneminde NATO üyesi ülkelerde kurulan gizli yapının Türkiye'deki ayağı olarak biliniyor. NATO'ya bağlı Ergenekon yapısının amacı, soğuk savaş döneminde muhtemel Rus istilasına karşı halkı örgütlemek olarak açıklanmıştı. İttifak üyesi ülkelerin birçoğu 'glodya' veya 'kontrgerilla' olarak da isimlendirilen bu örgütlerini Doğu Bloku'nun yıkılmasının ardından lağvetmişti.


--------------------------------------------------------------------------------

Cumhuriyet Başsavcısı Engin: 33 kişi gözaltında
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Ümraniye'de ele geçirilen patlayıcılara ilişkin yürütülen soruşturmada, İstanbul'da gözaltına alınan 27 kişi ile diğer illerde yakalanan 6 kişi hakkındaki gözaltı ve soruşturma işlemlerinin özel yetkili 2 cumhuriyet savcısı tarafından yürütüldüğünü bildirdi.

Başsavcı Engin, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 12 Haziran 2007 tarihinde Ümraniye ilçesinde ele geçirilen el bombaları ile ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında ve 'silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek', 'bu örgüte üye olmak', 'askeri itaatsizliğe teşvik etmek', 'devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek', 'sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri bulundurmak' ve 'patlayıcı madde bulundurmak'' suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında halen 15 kişinin tutuklu bulunduğunu kaydetti.

Başsavcı Engin, soruşturma çerçevesinde daha önceden mahkemelerce 'gizlilik kararı' ve 'yayın yapma yasağı kararı' alındığını hatırlatarak, şunları kaydetti: "İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15 Haziran 2007 tarihli 'gizlilik kararı' ile İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21 Haziran 2007 tarihli 'yayın yapma yasağı kararı' bulunmaktadır.

Bu soruşturmanın devamı olan gözaltılar ve müteakip soruşturma işlemleri de, bu gizlilik ve yayın yapma yasağı kapsamında bulunmaktadır. Bu itibarla soruşturmanın bu aşamasında ayrıntılar hususunda başkaca açıklama yapmaya yasal imkan bulunmamaktadır."



--------------------------------------------------------------------------------

Ümraniye bombalarının soruşturma seyri
12 Haziran- Ümraniye Çakmak Mahallesi'nde bir gecekonduda ele geçirilen 27 el bombası, TNT kalıpları ve fünyelere ilişkin soruşturmada kamuoyunun tanıdığı pek çok kişi gözaltına alındı. Emekli astsubay Oktay Yıldırım, Mehmet Demirtaş ve Ali Yiğit, 'terör örgütü üyesi olmak' ve 'tehlikeli patlayıcı madde bulundurmak' suçlarından tutuklandı. Bombaların, Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombalarla aynı seriden olduğu iddia edildi.
18 Haziran- Danıştay saldırısından sonra gözaltına alınan emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'le emekli Astsubay Mahmut Öztürk gözaltına alındı. Tekin 'devletin gizli belgelerini ele geçirmek' ve 'terör örgütü üyesi olmak'tan tutuklandı.
20 Haziran- Emekli binbaşı Zekeriya Öztürk'ün finansörü olduğu iddia edilen Kuddusi Okkır tutuklandı. Savcı, Öztürk'ün tutuksuz yargılanmasına itiraz etti.
24 Haziran- Bursa'daki patlayıcıların sahibi olduğu iddia edilen Muzaffer Şenocak ile Aydın Yüksek tutuklandı.
26 Haziran- Emekli binbaşı Fikret Emek, Eskişehir'de annesinin evinde gözaltına alındı.
28 Haziran- Genelkurmay Savcılığı, konunun askeri yargıyı ilgilendirdiğini belirterek soruşturmada adı geçen sekiz eski asker hakkında soruşturma başlattı.
15 Temmuz- Gazeteci yazar Ergün Poyraz tutuklandı. Kara Kuvvetleri'nin istihbari yapılanmasına ait gizli ibareli veriyi ifşa etmekle suçlandı.


--------------------------------------------------------------------------------
Gündem

Ergenekon operasyonu


Ümraniye soruşturması kapsamında tutuklanan Muzaffer Tekin, Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz ‘orduya destek’ mitingine katılmıştı. Tekin, Beyazıt Meydanın’daki gösteride Veli Küçük’ün elini öpmüştü.
Polis, dün sabaha karşı altı ayrı ilde 24 farklı adrese eş zamanlı baskın yaptı. Operasyonun, dava içeriği hakkında yayın yasağı bulunan Ümraniye soruşturmasıyla ilgili olduğu ortaya çıktı.


İlgili Haberler


[HABER YORUM] Susurluk'u çözme fırsatı

'Derin isimler' sağlık kontrolünde


İstanbul Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarıyla ilgili olarak yürütülen soruşturma kapsamında emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 33 kişi gözaltına alındı. 'Ergenekon' adı verilen operasyonda, dün sabaha karşı 6 ayrı ilde 24 farklı adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Küçük'ün yanı sıra avukat Kemal Kerinçsiz, Fuat Turgut, gazeteci Güler Kömürcü, Türk Ortodoks Patrikhanesi yöneticisi Sevgi Erenerol, Mersin'de silah üzerine "ölme-öldürme yemini" ettiren emekli Albay Fikri Karadağ ile Susurluk skandalının kilit isimlerinden Sami Hoştan, "Drej Ali" olarak bilinen Ali Yasak da gözaltına alındı.

Zanlıların ifadelerine başvurulurken Başbakan Tayyip Erdoğan, gözaltılarla ilgili bir soruya, "Devlet çalışıyor arkadaşlar" cevabını verdi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay ise "Gelişmeleri takip ediyoruz. Her şey savcılığın kontrolü altında" dedi. Ergenekon operasyonu ile ilgili ilk resmi açıklama İstanbul Valisi Muammer Güler'den geldi. Güler, operasyonun İstanbul'un dışındaki illeri de kapsadığını belirtirken savcı, gözaltıların Ümraniye soruşturmasıyla ilgili olduğunu açıkladı. Ümraniye'de geçtiğimiz yıl bir gecekonduya düzenlenen operasyonda 27 el bombası ele geçirilmişti. Burada bulunan bombaların Cumhuriyet Gazetesi'ne atılanlarla aynı olduğu ortaya çıkmıştı.

Soruşturma kapsamında emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve yazar Ergün Poyraz'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi tutuklanmıştı. İki ay süren takip sonunda elde edilen bilgi ve delillerin oluşturulmasının ardından önceki gece sabaha karşı operasyon için düğmeye basıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat, Terörle Mücadele ve Organize Suçlarla Mücadele şubelerinin ortak düzenlediği operasyonda İstanbul başta olmak üzere Adana, İzmir, Düzce ve Malatya'da yaklaşık 20'den fazla adrese sabah 05.00'ten itibaren baskın yapıldı, 33 kişi gözaltına alındı.

Gözaltıların artacağı bildirilirken Sevgi Erenerol ifadesine başvurulduktan sonra serbest bırakıldı. Dink suikastının azmettiricisi olduğu iddia edilen Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut ise gözaltına alındığı İzmir'den sorgulanmak üzere İstanbul'a getirildi. Gözaltına alınanlar, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sorgu için Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldü. Zanlıların sorgusu sürüyor.

Gözaltına alınanların adı, son yıllarda kamuoyunun gündemine gelen pek çok olaya karışmıştı. Kuvayı Milliye Derneği Başkanı Fikri Karadağ, Hüseyin Görüm, daha önce tutuklanan Muzaffer Tekin, Oktay Yıldırım ve Kuddusi Okkır'ın birlikte çekilmiş fotoğrafları ortaya çıkmıştı. Fikri Karadağ, Mersin'de dernek üyelerine silah üzerinde yemin ettirmesiyle gündeme gelmişti.

Derneğin '13 bin 500' kişilik 'hain' listesi oluşturduğu ortaya çıkmıştı. Emekli Tuğgeneral Velik Küçük'ün ise JİTEM'in kurucusu olduğu iddia ediliyor. Küçük ismi kamuoyunda ilk kez Susurluk kazasıyla duyulmuştu. Kazada ölen Abdullah Çatlı'nın son telefon görüşmelerinden birini Küçük'le yaptığı belirlenirken, Susurluk'un kilit isimlerinden Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın kullandığı cep telefonunun da Küçük adına kayıtlı olduğu tespit edilmişti.

Küçük, çağrıldığı TBMM Susurluk Komisyonu'na da ifade vermek için gitmemişti. Avukat Kemal Kerinçsiz ise Türklüğe hakareti düzenleyen 301. madde davalarıyla gündeme gelmişti. Kerinçsiz, Ümraniye'de ele geçirilen el bombaları ile ilgili yürütülen soruşturma çerçevesinde emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve yazar Ergün Poyraz'ın avukatlığını yapıyordu.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, TBMM'de gazetecilerin operasyona ilişkin sorusun cuvaplandırırken, "Gelişmeleri takip ediyoruz. Her şey savcılığın kontrolü altında devam ediyor. Konuyla ilgili İstanbul'da bir açıklama yapılacak." karşılığını verdi.

Operasyona Ergenekon isminin verilmesi ilginç. Ergenekon, soğuk savaş döneminde NATO üyesi ülkelerde kurulan gizli yapının Türkiye'deki ayağı olarak biliniyor. NATO'ya bağlı Ergenekon yapısının amacı, soğuk savaş döneminde muhtemel Rus istilasına karşı halkı örgütlemek olarak açıklanmıştı. İttifak üyesi ülkelerin birçoğu 'glodya' veya 'kontrgerilla' olarak da isimlendirilen bu örgütlerini Doğu Bloku'nun yıkılmasının ardından lağvetmişti.


--------------------------------------------------------------------------------

Cumhuriyet Başsavcısı Engin: 33 kişi gözaltında
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Ümraniye'de ele geçirilen patlayıcılara ilişkin yürütülen soruşturmada, İstanbul'da gözaltına alınan 27 kişi ile diğer illerde yakalanan 6 kişi hakkındaki gözaltı ve soruşturma işlemlerinin özel yetkili 2 cumhuriyet savcısı tarafından yürütüldüğünü bildirdi.

Başsavcı Engin, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 12 Haziran 2007 tarihinde Ümraniye ilçesinde ele geçirilen el bombaları ile ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında ve 'silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek', 'bu örgüte üye olmak', 'askeri itaatsizliğe teşvik etmek', 'devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek', 'sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri bulundurmak' ve 'patlayıcı madde bulundurmak'' suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında halen 15 kişinin tutuklu bulunduğunu kaydetti.

Başsavcı Engin, soruşturma çerçevesinde daha önceden mahkemelerce 'gizlilik kararı' ve 'yayın yapma yasağı kararı' alındığını hatırlatarak, şunları kaydetti: "İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15 Haziran 2007 tarihli 'gizlilik kararı' ile İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21 Haziran 2007 tarihli 'yayın yapma yasağı kararı' bulunmaktadır.

Bu soruşturmanın devamı olan gözaltılar ve müteakip soruşturma işlemleri de, bu gizlilik ve yayın yapma yasağı kapsamında bulunmaktadır. Bu itibarla soruşturmanın bu aşamasında ayrıntılar hususunda başkaca açıklama yapmaya yasal imkan bulunmamaktadır."



--------------------------------------------------------------------------------

Ümraniye bombalarının soruşturma seyri
12 Haziran- Ümraniye Çakmak Mahallesi'nde bir gecekonduda ele geçirilen 27 el bombası, TNT kalıpları ve fünyelere ilişkin soruşturmada kamuoyunun tanıdığı pek çok kişi gözaltına alındı. Emekli astsubay Oktay Yıldırım, Mehmet Demirtaş ve Ali Yiğit, 'terör örgütü üyesi olmak' ve 'tehlikeli patlayıcı madde bulundurmak' suçlarından tutuklandı. Bombaların, Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombalarla aynı seriden olduğu iddia edildi.
18 Haziran- Danıştay saldırısından sonra gözaltına alınan emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'le emekli Astsubay Mahmut Öztürk gözaltına alındı. Tekin 'devletin gizli belgelerini ele geçirmek' ve 'terör örgütü üyesi olmak'tan tutuklandı.
20 Haziran- Emekli binbaşı Zekeriya Öztürk'ün finansörü olduğu iddia edilen Kuddusi Okkır tutuklandı. Savcı, Öztürk'ün tutuksuz yargılanmasına itiraz etti.
24 Haziran- Bursa'daki patlayıcıların sahibi olduğu iddia edilen Muzaffer Şenocak ile Aydın Yüksek tutuklandı.
26 Haziran- Emekli binbaşı Fikret Emek, Eskişehir'de annesinin evinde gözaltına alındı.
28 Haziran- Genelkurmay Savcılığı, konunun askeri yargıyı ilgilendirdiğini belirterek soruşturmada adı geçen sekiz eski asker hakkında soruşturma başlattı.
15 Temmuz- Gazeteci yazar Ergün Poyraz tutuklandı. Kara Kuvvetleri'nin istihbari yapılanmasına ait gizli ibareli veriyi ifşa etmekle suçlandı.


--------------------------------------------------------------------------------



Veli Küçük'ün bağlantıları
Danıştay'a yapılan saldırıları azmettirdiği ve planladığı ileri sürülen Muzaffer Tekin'in, Susurluk skandalının kilit isimlerinden emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile telefon görüşmesi yaptığı iddia edilmişti. Muzaffer Tekin'in Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavisi devam ederken, bağlantıları da Tekin'e ait telefon trafiği sorgulanarak ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Yapılan araştırma sonunda, Tekin'in, Cumhuriyet ve Danıştay'a yönelik saldırılardan önce Susurluk'un kilit ismi Tuğgeneral Veli Küçük ile telefon görüşmesi yaptığı ortaya çıktı.



--------------------------------------------------------------------------------

Ergenekon Operasyonu kapsamında gözaltına alınanlar
Veli Küçük: Hrant Dink'i tehdit ettiği ileri sürülmüştü
1996 yılında Abdullah Çatlı'nın öldüğü Susurluk'taki kazadan sonra adı gündeme geldi. Susurluk olayının kilit ismi Küçük, ölmeden önce Çatlı'yla telefonda konuşan son kişiydi. Susurluk olayından sonra tuğgeneralliğe yükselen Küçük, daha sonra emekli oldu. Eski İstanbul Valisi Erol Çakır'la bir güvenlik şirketi kurdu. Küçük'ün ismi Susurluk'tan sonra ikinci kez Dink cinayetinde gündeme geldi. Dink'in yargılandığı davaların duruşmalarına gelen Küçük, Kemal Kerinçsiz ve emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile aynı karelerde yer aldı. Hrant Dink'in avukatı Erdal Doğan, hain saldırı sonrası yaptığı açıklamada, JİTEM'in de kurucusu olduğu iddia edilen Veli Küçük'ün, Hrant Dink'i defalarca tehdit ettiğini aktarmıştı.

Kemal Kerinçsiz: Protesto gösterilerinde hep ön sıradaydı
Hukukçular Birliği üyesiyken ilk defa Hrant Dink ve Orhan Pamuk'un TCK'nın 301. maddesinden yargılandığı davalarda şikâyetçi olmasıyla tanındı. Adliye binalarında ve duruşma salonlarında yaşanan arbedelerde gündeme oturdu. Hrant Dink, Elif Şafak, Perihan Mağden, Orhan Pamuk'un yargılandığı davalarda protestolarıyla dikkat çekti. Ümraniye soruşturması kapsamında tutuklanan Muzaffer Tekin ve gazeteci Ergün Poyraz'ın avukatlığını yapıyordu.

Sami Hoştan: Tarık Ümit, Hoştan'ın çiftliğinde sorgulandı
Veli Küçük gibi Susurluk skandalıyla gündeme geldi. Ancak, sanık olarak. 'Arnavut Sami' olarak da bilinen Hoştan'la ilgili, MİT Raporu'nda, DHKP-C ile ilişkili olduğu, İspanya, Hollanda ve Kolombiya bağlantılı uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı, Abdullah Çatlı'nın Tarık Ümit'i kaçırdıktan sonra Hoştan'ın çiftliğinde sorguladığı ileri sürüldü. Hoştan, Susurluk Davası, kumarhaneciler kralı Ömer Lütfü Topal'ın öldürülmesi ve uyuşturucu ticaretinden yargılandı.

Ali Yasak: Susurluk sanıklarını düğünde buluşturdu
Yeraltı dünyasının ünlü ismi. Lakabı Drej Ali. 1988'de Milliyet gazetesini kardeşi ile ilgili bir haber yüzünden tarattı. Abdullah Çatlı ile 1979'dan itibaren tanışıyordu. Korkut Eken, İstanbul DGM Savcılığı'nda 24 Şubat 1997'de verdiği ifadede MİT'te görevli olduğu 1987-1988 yıllarında Çatlı ve Ali Yasak ile tanıştığını ve bu kişilerle MİT'in yurtdışında PKK'ya yönelik bazı istihbari faaliyetlerinde birlikte çalıştıklarını söyledi. Drej Ali, Susurluk skandalının baş aktörlerini kız kardeşinin düğününde bir araya getirmesiyle dikkat çekti.


Sevgi Erenerol: Kendisini 'Hıristiyan Türk' olarak tanımlıyor
Türk Ortodoks Patrikhanesi basın sözcüsü. Kemal Kerinçsiz'le birlikte 301 davaları ve ulusalcı eylemlerin baş aktörü. Kendisini 'Hıristiyan Türk' olarak tanımlayan Erenerol, Noel Baba Derneği Başkanı Muammer Karabulut'la Kerinçsiz'in desteklediği Türk Ayasofya Derneği'ni kurdu. Ümraniye'de ele geçirilen bombalarla ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan Ergun Poyraz'ın bilgisayarında 'Sevgi Erenerol Misyonerlik 2006' isimli klasörü içeren CD de bulunmuştu.

Fikri Karadağ: 13 bin kişilik 'hain'ler listesi hazırlamıştı
Emekli albay. 17 Mayıs 2006'da gerçekleştirilen Danıştay saldırısından sonra gündeme gelen Kuvayi Milliye Derneği'nin başkanı. Üyelerine silah üzerine yemin ettirmesiyle tanınan kuvvacı Karadağ'ın, Muzaffer Tekin'le yakınlığı biliniyor. Karadağ'ın, Ümraniye soruşturması kapsamında tutuklu emekli Yüzbaşı Tekin, emekli astsubay Oktay Yıldırım ile fotoğrafı ortaya çıktı. Karadağ '13 bin 500 'hain' kişi ve kurumu belirlediğini, bunların hesap vereceğini' iddia etmişti.

Güler Kömürcü: Kelebek operasyonunda telefona takıldı
Akşam Gazetesi yazarı. Ulusalcı yazılarıyla tanınıyor. Sedat Peker ve adamlarına yönelik 'Kelebek operasyonu' kapsamında yapılan telefon dinlemelerine Peker'le yaptığı konuşmalarının takılmasıyla gündeme gelmişti. Kömürcü, istihbarat, psikolojik harp ve komplo teorileri ile ilgili yazdığı yazılarla dikkat çekiyor.

Fuat Turgut: Hrant Dink'in katil zanlısı Hayal'in avukatı
İzmir Barosu avukatı. Hrant Dink cinayetinde azmettirici olduğu iddia edilen Yasin Hayal'in avukatı. Cinayet davasının ilk duruşmasında Dink ailesinin avukatlarına laf atarak olay çıkarmıştı. Turgut ayrıca, şehit ailelerinin Orhan Pamuk'a açtığı davayı da takip etti. Büşra Erdal, İstanbul
__________________



Herşey büyük bir planın, küçük parçalarıdır.Biz bu parçalara tesadüf, bütüne de kader deriz...Deneyim, farkında olmakla ilintilidir...Yaşamın temel ögesi ise sevgidir....



__________________________________________________ ________________Cenk2552
Cenk2552 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.07.08, 22:32   #6
Cenk2552
Admin
 
Cenk2552 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Üye No: 4
Nerden: Türkiye
Mesajlar: 458
Puan Grafiği
Saygınlık Puanı : 875
Saygınlık Seviyesi : Cenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to beholdCenk2552 is a splendid one to behold
Standart

İstanbul Polisi, Ümraniye’de ele geçen el bombalarıyla ilgili soruşturma kapsamında yapılan takipte, ’Ergenekon’ adlı yapılanmanın izini buldu. Örgütün bir tetikçiye şifreli bir liste vermesi üzerine düğmeye basıldı ve önceki sabaha karşı Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Gazeteci Güler Kömürcü, Avukat Kemal Kerinçsiz, Ali Yasak ve Sami Hoştan da dahil 33 kişi gözaltına alındı.

ÜMRANİYE’de bir gecekonduda ele geçirilen, 18’i MKE yapımı, 27 el bombasıyla ilgili sürdürülen soruşturmanın finalinde, Orhan Pamuk’tan DTP’li Ahmet Türk’e kadar pek çok isme suikast hazırlığında olduğunu belirlenen Ergenekon örgütlenmesi çökertildi. Operasyonda Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Avukat Kemal Kerinçsiz, Gazeteci Güler Kömürcü, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol, Kuvayı Milliye Derneği Başkanı Fikri Karadağ, Drej Ali lakaplı Ali Yasak ve Sami Hoştan, Yasin Hayal’in avukatı Fuat Turgut’un da aralarında bulunduğu 33 kişi gözaltına alındı.

GÖZALTINA ALINANLARDAN KİM KİMDİR?.... POLİS KERİNÇSİZ'İN OFİSİNDE ARAMA YAPTI

Kemal Kerinçsiz’in evine ve bürosuna hakim kararıyla giren polis savcı nezaretinde arama yaptı.

Polis, Kerinçsiz'in ofisindeki bir bilgisayar kasası ile bazı evraklara el koydu. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri nezaretinde bürosundan çıkarılan Kemal Kerinçsiz, polis otosuna bindirilirken herhangi bir açıklama yapmadı.



TELEFONLARI DİNLENDİ

Ümraniye soruşturmasında, eski Astsubay Oktay Yıldırım, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, işadamı Kuddisi Okkır ve yazar Ergun Poyraz’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi tutuklanmıştı. Soruşturma sırasında astsubay Oktay Yıldırım’ın evinde ele geçirilen bilgisayarlarda, polisin iddialarına göre ’Ergenekon’ adlı bir yapılanmanın ipuçları ve örgüt manifestosu bulundu. Bunun üzerine soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öztürk, operasyonun genişletilmesi için düğmeye bastı. Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, özellikle Mersin’de silah üzerine ’ölme-öldürme yemini’ ettiren Kuvayı Milliye Derneği Başkanı emekli Albay Fikri Karadağ ve emekli Tuğgeneral Veli Küçük etrafındaki ilişki ağını izlemeye başladı. Telefon dinlemeleri, görüntü ve dinleme sistemli araçlarla yapılan takipler sonunda, dernek çatısı altında ölüm listeleri ve suikast timleri hazırlandığı saptandı.

ALARMA GEÇİLDİ

Bu takipte, suikast hazırlıkları ile ilgili hareketliliğin son 2 ayda arttığı belirlendi. Polis, 4 yıl önce 2 kişiyi öldürdüğü için aranan katil zanlısı Selim A’nın, Uzman Çavuş Muhammet Yüce tarafından Fikri Karadağ’la tanıştırıldığını belirledi ve katil zanlısıyla Karadağ arasındaki görüşmeleri belirledi. (Yüce operasyon kapsamında Bursa’da gözaltına alındı.) Yaklaşık 1,5 ay önce telefon görüşmelerine yansıyan suikast planları üzerine, İstanbul Polisi alarma geçti. İddiaya göre örgütün hedefinde 6 isim vardı. Bunlar, DTP’li milletvekilleri Ahmet Türk, Sebahat Tuncel, Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, eski DEP’li Leyla Zana, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk ve Gazeteci Fehmi Koru’ydu. Savcı Zekeriya Öz ve üst düzey polis yöneticileri bu kritik aşamada yeniden biraraya geldi.

ŞİFRE ’YEMEK LİSTESİ’

Fikri Karadağ ile Selim A., Harbiye Orduevi’nde buluştular. Emekli Albay Fikri Karadağ o gün, 4 cep telefonunu yanına almadan evden çıktı. Taksim civarında telefon kulübesinden Selim A’yı arayıp buluşma yerini bildirdi. Şifreli konuşmasında "Yemek listesini" getireceğini söyledi. Harbiye Orduevi’ndeki buluşmanın ardından Fikri Karadağ, telefon kulübesinden farklı kişilerle yaptığı görüşmelerde, Selim A’ya ’yemek listesini’ verdiğini söyledi. Polis listenin, suikastte hedef alınan kişiler olduğunu düşünüyordu. Suikastlar için düğmeye basıldığı şüphesiyle harekete geçen polis, tetikçi olarak seçildiği öngörülen Selim A’yı sessiz bir operasyonla gözaltına aldı. Gözaltı gerekçesi ise 4 yıl önce 2 kişinin öldürülmesiydi.

DÜĞMEYE BASILDI

Suikast planları ve ilişkileri konusunda tek soru sorulmayan Selim A, hakkındaki gıyabi tutuklama kararı uygulanarak cezaevine konuldu. Hedefteki isimler ise, farkettirilmeden korumaya alındı. İki ay süren takipler sonunda elde edilen bilgi ve dellillerin oluşturulmasının ardından, önceki gece sabaha karşı 05.00 sıralarında Organize Suçlarla Mücadele ve Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından çeşitli illerde 24 noktaya operasyon düzenlendi. Ümraniye soruşturmasını da yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün 1 haftadır İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde olduğu ve operasyonu bizzat yönettiği bildirildi.


İşte gözaltına alınan 33 isim

VELİ Küçük, Mehmet Zekeriya Öztürk, Sevgi Erenerol, Güler Kömürcü, Sami Hoştan, Ali Yasak, Mehmet Fikri Karadağ, Hüseyin Gazi Oğuz, Kahraman Şahin, Oğuz Alpaslan Abdülkadir, Raif Görüm, Hüseyin Görüm, Ümit Oğuztan, Erdal İrten, Kemal Kerinçsiz, Engin Zorba, Asim Demir, Atilla Aksu, Murat Özkan, Satılmış Balkaş, Mehmet Boğazkaya, Emin Caner Yiğit, Erol Ölmez, Yusuf Görüm, Müzeyyen Şen, Ayşe Ceylan Geçyol, Anatoli Madjar ile İstanbul dışında yapılan operasyonlarda gözaltına alınan Muhammet Yüce, Erkut Ersoy, Yaşar Aslanköylü, Tanju Okan, Ahmet Ceyhan ve Fuat Turgut.

Gladio’nun Türkiye ayağı mı

GAZETECİ Can Dündar ile Celal Kazdağlı’nin aynı adlı kitaplarına göre, ’Ergenekon’, NATO içinde muhtemel bir Sovyet işgaline karşı kurulan ve askeri direniş örgütlemeyi amaçlayan yeraltı örgütü Gladio’nun Türkiye’deki yapılanması. ’Ergenekon’un faaliyet alanları yurt dışı ve yurt içi olmak üzere ikiye ayrılıyor. Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya, Kuzey Irak ve Orta Asya ülkelerindeki birçok askeri, siyasi ve ekonomik çalışmanın arkasında Ergenekon yapılanmasının olduğu öne sürülüyor. Ergenekon yapılanması içinde olan kişilerin, Türkiye’deki mevcut rejimin gerçek hámisi olduğuna yürekten inandığı belirtiliyor. Kitapta, Alparslan Türkeş, Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı, Korkut Eken’in yanı sıra bir çok ülkücü kökenlinin de bu mekanizma içinde yer aldığı iddia edilmişti. Uzmanlara göre, ’Ergenekon’un içinde dönem dönem taşeron mafya yapılanmaları da ortaya çıkıyor. Bu kimi zaman Alaattin Çakıcı, kimi zaman ise Sedat Peker olabiliyor.
__________________



Herşey büyük bir planın, küçük parçalarıdır.Biz bu parçalara tesadüf, bütüne de kader deriz...Deneyim, farkında olmakla ilintilidir...Yaşamın temel ögesi ise sevgidir....



__________________________________________________ ________________Cenk2552
Cenk2552 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Style Webmasteriz
ForumHavuzu vBulletin yazılımı kullanmaktadır.
Yazılımın tüm hakları ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.'e aittir.
Site üzerindeki yapılandırma ve içeriğin tüm hakları ©2008 - 2009 ForumHavuzu'na aittir.
Bilgi için: webmaster@forumhavuzu.com
Forum SEO by Zoints


Arşiv1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112